
Frontier CMO Playbook: Eski Okul Kalp, Yeni Okul Teknoloji
Pazarlama dünyasında son iki yıldır iki cephe var. Bir tarafta “her şeyi yapay zekâya bırakın” diyenler, diğer tarafta “iyi pazarlama insan işidir” diyenler. İkisi de kısmen haklı, ikisi de eksik. Google’ın Think with Google çatısı altında yayımladığı Frontier CMO serisi, bu iki görüşün arasında üçüncü bir profil çiziyor: yaratıcılığa ve insan bağlantısına değer veren ama teknolojiyi ciddiye alan pazarlama liderleri.
Bu yazıda o çerçeveyi, Türkiye’de çalışan bir pazarlama ekibinin kullanabileceği hale getirmeye çalışıyorum. Önce bir not: Frontier CMO’nun yayınlarının tamamını satır satır özetlemiyorum. Doğrulayabildiğim bilgiyi kaynağıyla yazıyorum, geri kalanını kendi yorumum olarak işaretliyorum. Pazarlama yazılarında kimin ne dediğini karıştırmak çok kolay.
İçindekiler
- Frontier CMO Nedir, Kim Yapıyor?
- Eski Okul Kalp Ne Demek?
- Yeni Okul Teknoloji Ne Demek?
- Ekibe Yatırım: AI’ı Takım Üyesi Gibi Konumlandırmak
- Birinci Taraf Veri ve Güven Meselesi
- Küçük Bir Ekip Bunu Nasıl Uygular?
- Sıkça Sorulan Sorular
- Aklınızda Kalsın

Frontier CMO Nedir, Kim Yapıyor?
Frontier CMO, Think with Google’ın haftalık bülteni ve podcast serisi. Serinin sunucusu, Google’ın Yapay Zekâ ve Pazarlama Stratejisi Başkan Yardımcısı Joshua Spanier. Think with Google bunu, pazarlamanın gerçek zamanlı olarak yeniden yazıldığı yerlerden gelen saha notları olarak tanıtıyor. 2026 başında duyurulan seride işlenen başlıklar arasında pazarlama liderlerinin üst yönetime ROI’yi nasıl göstereceği, yapay zekâ ve analitik etrafında strateji kurmak, markalama, içerik ve B2B pazarlama yer alıyor. Yani seri daha çok CMO’ların masasındaki sorulara odaklanıyor.
Seriye dair LinkedIn’de dolaşan özetlerde öne çıkan fikir şu: en etkili pazarlama liderleri iki yetkinliği aynı anda taşıyor. Biri insanı anlamak, öbürü teknolojiyi pratik biçimde kullanmak. Bu fikir bana mantıklı geliyor, ama burada tek bir kaynağın değil, genel bir eğilimin özetini veriyorum. Bir de şunu unutmayalım: Google, kendi yapay zekâ ürünlerini satan bir şirket. Yani çerçevenin bir tarafında ticari çıkar var. Bu, fikri değersiz yapmıyor, sadece okurken mesafe koymak gerekiyor.
Eski Okul Kalp Ne Demek?
“Eski okul kalp” derken kastedilen şey, pazarlamanın hâlâ bir insan ilişkisi işi olması. Bir müşteri neden bir markayı seçer? Fiyat, ürün ve erişim kadar güven, tanıdıklık ve markanın tutarlılığı da bu seçimin parçası. Bu yüzden iyi pazarlamacılar, rakamlara bakarken “veri ne söylüyor?” sorusunun yanına “veri neyi göstermiyor?” sorusunu da koyuyor.
Somut bir örnek verelim. Bir e-ticaret sitesinde sepet terk oranı yüksekse, analitik size hangi sayfada kaybettiğinizi söyler. Ama müşterinin neden vazgeçtiğini söylemez. Belki kargo ücretini son adımda görüp şaşırdı, belki ürünün fotoğrafı güven vermedi, belki de sadece fiyat karşılaştırıyordu. Bu cevaplar için müşteriyle konuşmak, birkaç yorum okumak, müşteri hizmetleri ekibine kulak vermek gerekiyor. Rakamdan sonra insana dönmek, eski okulun asıl dersi.
Otantiklik de aynı yere çıkıyor. Bu kelime son yıllarda o kadar çok kullanıldı ki anlamını yitirmeye başladı. Pratikte karşılığı basit: markanın vaat ettiği ile ürünün gerçekten sunduğu arasındaki fark ne kadar küçükse, güven o kadar yüksek. Bir kampanya tonunu “samimi” yapmak kolay, teslimat süresini söylediğiniz gün içinde yerine getirmek zor. Güveni ikincisi kuruyor.
Yeni Okul Teknoloji Ne Demek?
“Yeni okul teknoloji” tarafında mesele, araçları ezberlemekten çok işi yeniden tasarlamak. Yapay zekâ rapor taslağı hazırlayabilir, reklam metni varyasyonları üretebilir, müşteri yorumlarını kümeleyebilir, teknik SEO denetimini hızlandırabilir. Bunların hepsi gerçekten zaman kazandırıyor. Ama her birinde sonucu kontrol eden, bağlamı bilen bir insana ihtiyaç duyuluyor.
Pratik bir ayrım şu: tekrar eden, kuralı net olan işleri yapay zekâya devredin; karar gerektiren, bağlam ve kültür isteyen işleri kendinizde tutun. Örneğin haftalık performans raporunun ilk taslağını otomatikleştirebilirsiniz. Ama hangi kampanyayı kapatacağınıza, hangi mesajın markanıza yakışmadığına siz karar verin. Yapay zekânın sınırlarına dair daha ayrıntılı bir yazım ayrıca yayında olacak, bu yüzden burada ayrıntıya girmiyorum. İş akışlarını nasıl kuracağınızı merak ediyorsanız AI iş akışları danışmanlığı sayfası bir başlangıç noktası olabilir.
Ekibe Yatırım: AI’ı Takım Üyesi Gibi Konumlandırmak
Çerçevenin bence en değerli kısmı, yapay zekâya bakış açısındaki fark. “Bu araç ne yapabilir?” sorusu, teknoloji merkezli bir soru. Daha verimli olan soru “bu araç ekibimizin hangi kapasitesini artırır?” sorusu. İlki sizi araç koleksiyonu yapmaya, ikincisi iş sonuçlarını iyileştirmeye götürüyor.
Bunun ekip içi karşılığı da var. Yapay zekâyı yalnızca CMO’nun ya da bir uzmanın kullandığı bir araç olarak görürseniz, ekibin geri kalanı ya kullanmaz ya da kontrolsüz kullanır. Her çalışanın kendi işinde yapay zekâdan ne beklemesi gerektiğini bilmesi, ortak kural ve örneklerle çalışması gerekiyor. Burada küçük başlayın: ekipten her kişi haftada bir işini yapay zekâyla hızlandırıp sonucu ve karşılaştığı sorunu paylaşsın. Bu alışkanlık, büyük bir eğitim programından daha çok şey öğretiyor. Bu konuda ajans modelinin nasıl evrildiğine dair Dijital ajans modeli artık çalışmıyor: neden ve ne değişmeli? yazısını da okuyabilirsiniz.
Birinci Taraf Veri ve Güven Meselesi
Üçüncü ayak veri. Reklam ve ölçüm altyapısının dış platformlara bağımlılığı azaldıkça, kendi elinizdeki müşteri verisi daha değerli hale geliyor. E-posta listesi, CRM, sadakat programı ve satış geçmişi gibi veriler, bir platformun kuralları değiştiğinde elinizde kalan varlıklar. Bu bir moda cümle değil, pratik bir risk yönetimi.
Türkiye’de bu işin hukuki bir tarafı var ve atlanmaması gerekiyor. Kişisel verilerin işlenmesinde 6698 sayılı KVKK, ticari elektronik ileti göndermede ise 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun geçerli. Kısacası, e-posta listenizi büyütürken izin ve aydınlatma süreçlerini düzgün yürütmek zorundasınız. İzinsiz toplanmış bir liste, uzun vadede varlık değil yük. Doğru kurulmuş bir listenin gücü ise e-posta ve CRM tarafında çok net görülüyor.
Güvenilir içerik de aynı başlığın altında. Yapay zekâ ile üretilmiş jenerik içerik sayısı arttıkça, sahici bir uzman bakış açısı, gerçek örnek ve açık kaynak göstermek öne çıkıyor. Bu konuyu daha derin işleyen İçerik hendeği öldü, bağlam hendeği hayatta yazısı bu bölümün devamı niteliğinde.
Küçük Bir Ekip Bunu Nasıl Uygular?
Frontier CMO çerçevesi, çok bütçeli kurumsal ekipler için konuşuyor gibi görünebilir. Ama özü küçük ekipte de uygulanabilir. Beş kişilik bir pazarlama ekibini ya da tek başına çalışan bir pazarlamacıyı düşünelim. Şu üç adım işe yarıyor.
Birinci adım, en çok zaman alan tekrar eden işleri listelemek. Raporlama, yorum özetleme, metin varyasyonu gibi. Bunlardan birini seçip yapay zekâ ile hızlandırın ve süreyi ölçün. İkinci adım, müşteriyle doğrudan temas noktası açmak. Ayda üç müşteri görüşmesi bile, panolardaki verinin göstermediği şeyleri ortaya çıkarıyor. Üçüncü adım, kendi verinizi toplamaya başlamak: izinli e-posta listesi, satış geçmişi, müşteri segmentleri. Bu üçü birlikte, hem insan anlayışını hem teknoloji kullanımını besliyor.
Bu yaklaşımın genel dijital pazarlama stratejisindeki yerini görmek için dijital pazarlama kategorisindeki yazılarıma göz atabilirsiniz.
Aklınızda Kalsın
Frontier CMO’nun bize bıraktığı en kullanışlı fikir, insan ve teknoloji arasında seçim yapmak zorunda olmadığımız. Müşteriyi anlamak, markayı tutarlı tutmak ve güveni korumak insan işi olarak kalıyor. Hız, ölçek ve tekrar eden işler ise teknolojiye devrediliyor. Başarı, ikisini doğru yerde kullanabilmekten geliyor.
Kendi ekibiniz için bu dengeyi nasıl kuracağınızı konuşmak isterseniz dijital pazarlama danışmanlığı sayfasına bakabilir ya da iletişim sayfasından yazabilirsiniz. Daha fazla yazı için ana sayfaya uğrayın.
Sıkça Sorulan Sorular
Frontier CMO nedir?
Think with Google’ın haftalık bülteni ve podcast serisi. Pazarlama liderlerinin ROI, yapay zekâ stratejisi ve marka yönetimi gibi konulardaki deneyimlerini ele alıyor. Sunucusu Joshua Spanier.
Bu çerçeve sadece büyük şirketler için mi?
Hayır. Ayrıntılar kurumsal ölçeğe göre anlatılıyor olabilir ama ilke küçük ekiplere de uyuyor: önce müşteriyi anla, sonra tekrar eden işleri teknolojiyle hızlandır.
Yapay zekâ ekibimin işini elinden alır mı?
Tekrar eden görevlerin bir kısmı otomatikleşiyor, bu doğru. Ama strateji, ilişki yönetimi ve etik kararlar hâlâ insanda. En güvenli yaklaşım, ekibi araçları kullanabilecek hale getirmek.
Birinci taraf veriyi nereden toplamaya başlamalıyım?
İzinli e-posta aboneliği, satış ve sipariş geçmişi, müşteri formları ve CRM kayıtları iyi bir başlangıç. KVKK ve ticari elektronik ileti kurallarına uygun izin ve aydınlatma süreçlerini baştan kurun.
Kaynakça
Think with Google. (2026). Frontier CMO: AI marketing strategy podcast. https://business.google.com/us/think/ai-excellence/frontier-cmo-marketing-strategy-podcast/
Think with Google. (2026, Ocak). Introducing Frontier CMO [Sosyal medya duyurusu]. X. https://x.com/ThinkwithGoogle/status/2009349764433760412
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu. (2016). Resmî Gazete, 29677.
6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun. (2014). Resmî Gazete, 29166.
Hasan Yasin TÜRKYILMAZ sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.


